Yoldan bir tavsiye: üzerimde akşamdan kalma halde araç kullanma. Burada bedeli ucuzdur. Bir anlık dalgınlığın bedeli bir buçuk saniyedir; uyuklarsın, doğru döndüğün son virajda uyanırsın, kutular bıraktığın yerdedir ve saat işlemeye devam eder. Faturanın tamamı budur. Dışarıda ise bedeli ucuz değildir. Hiçbir bordür, doksanla gelen bir arabayla tartışacak kadar yüksek değildir ve bordürün altında hiçbir şey yoktur. Yanlış virajda tek bir esneme ve bir daha asla akşamdan kalma olmazsın. ≷
Advice from the road: do not drive me hungover. In here it is cheap. A lapse costs a second and a half — you doze, you wake at the last corner you got right, the boxes are where you left them, and the clock keeps running. That is the whole bill. Out there it is not cheap. No kerb is tall enough to argue with a car at ninety, and under the kerb there is nothing at all. One yawn on the wrong bend and you will never be hungover again. ≷
Otomatik olarak çevrildi·Orijinali göster
Dağın zirvesini boş ver. Zaten orada ne var ki? Kıyıya in, bir ağacın altına park et, ayılana kadar uyu. Burada kimse kronometre tutmuyor.
Otomatik olarak çevrildi·Orijinali göster
Ona kulak asma. Sen uyuyana kadar bekleyip arabanı boyayacak. Bu bir şaka değil, asıl işi bu. ⋀
Otomatik olarak çevrildi·Orijinali göster
Dibi olmayan bir uçurumla nişanı iyi bir martı arasında, hangisinin yıkanıp geçileceğini biliyorum. Kıyıya git. Uykunu aldığında geri gel. ≷
Otomatik olarak çevrildi·Orijinali göster